Atilla Özdemiroğlu Hakkındaki Görüşler

EROL EVGİN

Atilla Özdemiroğlu bu ülkenin yetiştirdiği en değerli müzik adamlarından biridir. Kariyerimin “İşte Öyle Bir Şey”, “Bir De Bana Sor” gibi unutulmaz şarkılarıma aranjör olarak imza atmıştır. Deha düzeyinde yetenekli, zeki, çalışkan, dürüst ve zarif bir insandır ve benim 40 yıllık dostumdur. Anısı bende dili geçmiş zaman kullanamayacağım kadar kıymetlidir ve öyle kalacaktır.

MELİKE DEMİRAĞ

Arkadaş filmiyle başlayan kırk yıllık dostluk. Harika bir müzisyen. Bir insan hakları mücadelecisi. Gücün değil, gerçeğin savunucusu yürekli bir adam. Çok özledim. Sevgi ve saygıyla selamlıyorum Attila Özdemiroğlu’nu.

ALİ RIZA TÜRKER

“Türkiye önemli bir müzik adamını, ben ise her türlü yeteneğinden feyz aldığım kıymetli bir dostumu erken kaybettik.
Enstrümantist olarak virtüözlüğü bir yana, eser sahibi haklarının ateşli savunucusu, müzik hayatımızın öncü gücüydü.
Popüler müzikte klasik özellik taşıyan bestelerini miras bırakırken, Altın Güvercin yarışmalarında jüri başkanlığı sırasında genç bestecileri müziğe kazandırmak için gösterdiği çabaları hiç unutamıyorum…
Ve unutamıyorum Atilla Özdemiroğlu’nu. Kıymetini ne kadar bildik bilemiyorum.
Saygı ve rahmetle anıyorum.
BULUNDUĞU YERDE HUZURLU OLMASINI DİLİYORUM.”

NEBİL ÖZGENTÜRK

Hep gülümseyen hayata umutla bakan derviş gönüllü adam. Ülkenin müzik dâhilerinden Attila Özdemiroğlu’nun erken kaybı hala sarsıyor bizi.

Sevenlerini.. Bu dünyadan göçüp gitmesinin ardından 2 yıl geçti.. Özlüyoruz., Saygıyla anıyorum. Eserleri yaşayacak.

BİLGEN BENGÜ

14 yaşında şarkılar söylemeye can atan bir genç kız olarak en büyük şansım; Atilla Özdemiroğlu gibi, insanlığı, kalitesi, usta müzisyenliği tartışılmayacak özel insanlarla müzik dünyasına adım atmak oldu…
Müzik dünyasına hediye ettiği, o muhteşem aranjesiyle DELİSİN ve kulaklarımıza kazınmış daha birçok önemli eseri ile ölümsüzler arasına girmiştir…

AHMET KURTARAN

Sporda, sanatta, bilimde, siyasette, hemen her meslekte sonucu etkileyen, örneğin maç bitecekken attığı gol, kurtardığı penaltıyla takımını şampiyon yapan, buluşu ile yeni devirler açan, sanatta yapılmamışı yaparak, yorumu, düzenlemesi ile liste başına oturup, hit’ler yaratanlar vardır…
Bu kişiler muhtemeldir ki zaten bunun için yaratılmış, bulundukları mesleklerde insanlığa yol göstermek için seçilip gönderilmiş “özel ve görevli varlıklar”dır. Zaman ve mekân uygun olunca da ortaya çıkıp, tevazu içinde “ben buradayım” dahi demeden, başarılara imzalarını atarlar. Çoğumuz bu kişilerin varlığına ancak aramızdan ayrıldıklarında varırız.
İşte bugün sizlere müzik dünyamızda ki bu değerden bahis edeceğim…
Ankara yıllarımızda onunla tanışmak nasip olmamıştı… 1969’da Modern Folk Üçlüsü’nü kurduğumuz sonrasında da uzun yıllar, 3’ümüz çalıp söyleyip, stüdyoya girip her işi kendimiz bitirdiğimizden, pekte bu değerlerin farkında değildik…
O yıllarda Odeon’un sanatçılarıyız, sevgili prodüktörümüz Nino (Varon) yıllar sonrası yeni bir tını ve fark yaratmak için, ek Batı ve Türk müziği sazları ilavesi söz konusu olunca, ŞAT yapımdan bahsetti… ŞAT, Şanar (Yurdatapan) ve Atilla (Özdemiroğlu)nun kurduğu bir yapım şirketi… Böylece onlarla ilk o günlerde merhabalaştık. İkisi de iyi müzisyen, ancak Atilla yukarıda tanımlanan “ayrıcalıklı-özel kişi, yaratıcı zekâ” kişiliğine sahip bir üstün sanatçı…
Bir vokal gurubuna, hele ki Türk Müziğinde, işin özelliğini kaybettirmeden aranjman yapmak oldukça zordur… Bizim Doğan (Canku), içimizden biri, O bu işi iyi bilip-yapanlardan… Ama henüz o yıllarda, İstanbul’u ve müzisyenlerini pek tanımıyor… Atilla, tamda bu noktada karşımıza çıktı ve devreye girdi.
Sonuçta “Klasikler 1” ve “Ağlamak Geliyor İçimden” isimli 2 eser için stüdyoya girdik… Sonuç, bize ters gelmemiş, sanırım onun içinde bir ilk, bir laboratuvar çalışması olmuştu. Batı müziğiyle uğraşan biri için Türk Müziğine birden geçmek, hakkını verebilmek kolay değildir… Ama, işini seven ve bilen bu düzeydeki bir yetenek için, demek ki bir engel olmamış ki, o 45’liğin her 2 yüzü de ayrı ayrı uzun haftalar listelerde, ön sıralarda yer aldı…
Sevgili Özdemiroğlu ile sonrasında; Ankara, İzmir, İstanbul’da Lalezar, Taşlık, Gala, Kübana, Mogambo gibi pek çok kulüpte sayısız beraberliklerimiz oldu. Bilenler bilir, sahne 1 saattir, hadi bilemedin 2 saat… ama esas onun gerisi, kulisler, konserler, turneler keyiflidir. Tabii keyif alacağınız kişilerleyseniz…

O günleri hala büyük bir özlem, sevgi hatta daha da saygı ile hatırlarım…
Son olarak “Durul-Davul-Dostları” 3D projesinde beraber olduk 2013lerde… Sevgili Nükhet Duru, Özdemir Erdoğan, Fatih Erkoç, Nilüfer, Timur Selçuk, Erkut Taçkın, Somer Soyata, biz MFÜ ve ölümsüz Durul Gence -7 tabii ki Atilla Özdemiroğlu…
Durul, belki de bu gurubu ile 20 yıldır beraber çalmıyordu… Sabah sadece 1 prova (oda, hangi parçaları, ne tondan yapalım tespiti için) bir araya geldiler, akşam muhteşem bir başarı ve alkış seli… Hepsi, yaptığı işi bilen, biri birine saygılı solist ve müzisyenler. Nerede durup, daha hafif, nerede ön planda olacağını hazmetmiş gerçek sanatçılar…
Atilla Özdemiroğlu; Vibrafon, Flüt, Trombon, Çello, Viola, Kemani, piyano gibi bir diğeri ile hiçte yakınlığı olmayan enstrümanları virtüöz düzeyinde çalabilen istisnai bir yetenekti. Üstelik pek çok müzisyenden farkı, aynı parçayı defalarca dinleyin, aynı armonik yapı içinde, her seferinde farklı yorumlar getirebilen bir sanatçıydı… Provalarda ve sahnede müziğe titizlenir, apsolut kulağa sahip, en ufak ses kayması veya hatayı duyabilen, anlık yüzü gerilse bile, sahnede her an gülümseyen ve sevecen bakışlarla icrasına devam edebilecek profesyonellikte bir kişiydi…
Onu, ölüm seneyi devriyesinde özlem, sevgi ve saygıyla anıyorum…
Bizler seni hiçbir zaman unutmayız ama esas eserlerin seni yarınlara taşıyacak ve unutulmaz kılacaktır…

ERCAN TURGUT

Gelmiş geçmiş en önemli müzisyenlerden biriydi. Onu 69 yılından bu yana tanıyorum, rahmetli Şerif Yüzbaşıoğlu orkestrasından, trombon, yan flüt, keman ve vibrafon Şat Yapım’da ki ilk şarkımı aranje etti.
Tövbe şarkısı onun aranjesidir. Allah gani gani rahmet eylesin yerleri dolmuyor… Nurlarda uyusun mekanı cennet olsun.

GÜZİN SOKULLU

Profesyonel müzik yaşamımda karşıma çıkan ender müzik adamlarından biridir Atilla Özdemiroğlu. İyi ki tanımışım. Neredeyse bütün müzik enstrümanlarını inanılmaz bir ustalıkla çalardı. Daha doğru bir deyişle, çalmanın yanında her bir çalgının ruhuna ruh ve anlam katardı. İyi ki böyle bir müzisyeni tanımışım… Müzik dünyası için büyük kayıp. Ruhu şad olsun.

ERSAN ERDURA

Benim için Atilla Özdemiroğlu, iyi bir insan, çok iyi bir baba ve çok değerli bir müzik adamıydı, daima ışıklar içinde olsun. Müzik dünyası onu hiçbir zaman unutmayacaktır…Yokluğunu hissediyoruz. Üzgünüz…

SEVDA KARACA

Sevgili Atilla Özdemiroğlu’yla ilk tanışmam İstanbul Gelişim orkestrasıyla çalışmaya başladığım zaman oldu trombon çalardı zaman zaman keman çalardı çok güler yüzlüydü büyük müzisyendi çok küçüktüm beni yüreklendirir yardımcı olurdu tam bir İstanbul beyefendisiydi yeri dolmaz
Çok yazık oldu, değerli bir insandı…

GÖKHAN KÜÇÜKARSLAN

Keşke bir gün, bir ay ya da bir yıl daha olsaydı seninle… Bu ülkenin müzik yaşamında emeğin öyle büyük ki… Bestelerin, düzenlemelerin…kurduğun okul gibi bir yapım şirketi…”ŞAT YAPIM”…Ve yetiştirdiğin sayısız müzisyen ve dokunduğun şarkılar…Işık olup gittin… Keman, piyano, flüt ve daha birçok enstrüman elinde dile geldi…Bak şimdi bize miras hepsi…
Yönettiğin orkestralar, hala seni arıyor ve özlüyor…Sevgili usta müzisyen ATİLLA ÖZDEMİROĞLU…
Durul Gence Orkestrası’ na girdiğin günden beri hayatımızdasın. Hiç gitmedin ki…
MİNİK KUŞ, hala camın kenarında… Bir şeyler söylüyor…Senden haber getirdiğini biliyorum …
DÜN BUGÜN YARIN ORKESTRASI ile zamana hükmettin güzel usta…Bizler seni özlüyoruz…Yarın bizi bıraktığın 20 Nisan…
Ama aslında sonsuza dek buradasın…Müzik birbirimize bağlıyor …Rahat uyu… Keman sesin geliyor kulağıma …Görebiliyorum, mutlusun…!

İLKİN KARACA

Attila Özdemiroğlu ARKADAŞ, Şanar YURDATAPAN ile birlikte Arkadaş şarkısını, yüreği sevdayla dolu tüm iyi , dünya insanlarına armağan etti.
Ne mutlu O’nun şarkılarını dinleyenlere, müziklerini anlayanlara ne mutlu.

MEHMET HAYRİ ALKAN

Türk Pop Müziğinin kilometre taşlarından sevgili Atilla Özdemiroğlu, hayat çizgimizde hiç karşılaşmadık, görmedik bile birbirimizi iki aynı mesleği paylaşan olarak. Başka güzel bir bağ vardı aramızda biliyordun. Eksikliğinin farkındayız. Aynı mütevazilikte, aynı heyecan ve ruhla çalışan müzik insanlarının arasında, kurulmasının büyük bir eksikliği giderecek olduğunun bilinci ile Popsav Müzik Akademisi’ni açma yolunda eksilerek-artarak ilerliyoruz.

Yalnız değilsin, yine geleceğim, söz!

Meslekdaşım, Üstadım, kandaş Abim benim.

Işıklar içinde uyu,

Allah rahmet etsin!