3. Kozmik Çağ ve Doğmalardan Akla Geçiş

Dünyada ve ülkemizde, toplum hayatı ile yaşamlarımızı büyük ölçüde etkileyen doğa hadiselerine, salgınlara, ekonomik ve sosyal krizlere, olağanüstü süreçleri yaşayarak şahit olmaktayız. Bunların yarınların yeni Dünya Düzeni kuruluş öncesi işaretleri olması büyük olasılıktır.

Yaşananlar, insanla doğanın bir bütün olduğunu ve varlığın evriminin de bununla ilgisini gözler önüne sermektedir. Unutulmamalıdır ki insanlık tarihte benzer olayları yaşayarak ve tüm zorlu engelleri aşarak bu günlere ulaşmıştır.

Ancak hayat okulunda gelinen nokta henüz bir son olmayıp, şimdi de mezun olabilmek için sınavların başarılması söz konusudur. Kâinat, enerji hiyerarşi ile yürüyen bir yapı olup, insan da bu bütünün evrimsel yasalara bağlı ve sonsuzdan gelen bir enerjidir. 

Mükemmele ulaşabilmenin bir yaşam sürecinde mümkün olamaması nedeniyle de aynı enerji (genetik kod) çeşitli bedenlerde doğup-ölerek binlerce yıl gide-gele, belli bilince ulaşmak için tekâmül etmek durumundadır. Bu yol, kâmil insan olmaya kadar devam eden enerjinin evrimine ait değişmez bir doğa yasasını oluşturur ki buda reenkarnasyon olarak tanımlanır. 

Ölümle birlikte beden dünyada kalırken, o yaşamla ilgili kayıtlar, Ruhsal Bütünlükteki ana arşive yüklenir. Konu, günümüz teknolojisinde şahsi bilgisayar kayıtlarının, kaybolmaması için Ana Bilgisayara I-Cloud teknoloji ile kaydıdır. 

Sonuçta bizler, yeniden dünyaya gelirken, anne-babalarımızdan gelen Dünyasal genlere ek, önceki yaşantılarımızın arşiv bilgilerimizi içeren Tanrısal Genlerle (can tohumu) oluşan 3’lü beraberliğin ana rahmine düşmesi ile yaşam programlarımızı yeniden açarız. 

Bu yolla, hem bu dünya ve hem de önceki yaşamlarımıza ait, sorunları ve tortuları (karma) sonraki beden alışlarımızda aynı bedende toplayarak, hakikate doğru ilerleriz. Bu yapı, bir tarafta Kaderimizi oluştururken, ayrıca dünlere ait ceza ve ödülleri, yaşadığımız dünyada Cennet-Cehennem olarak bedelini öderiz. 

Program; geçmişlerimizi hatırlamadan, ancak akıl-mantık-şuur tercihleri ve kendi çözümlerimize dayalı, bu engelleri aşarak arınma veya yeni sorun ve karmalar oluşturmaya dayalı, ancak Allah’ın değişmez adalet terazisi ile tartılan, teknolojik bir yapılanma mantığıdır. 

Sizlere ‘Şah Damarınızdan daha yakınızdır’ diyerek, her anımızın, yaptıklarımız ve düşüncelerimizin kayıt altında olduğu unutulmamalıdır, Böylece İlahi Adalet yasaları çerçevesinde tüm Kâinat ve Yaratılış Düzeni, ‘Evrim Yasaları’ üzerine kurulmuş ve varoluştan günümüze çalışmaktadır.

Günümüzde artık zaman sınırlanmıştır. Halen insanlığın kâmil insan (hakiki insan) kimliğine ulaşması programı devrededir. Yarınların dünyası, saf-temiz-egolardan arınmış- yükümlüklerine vakıf ve kâmil insanların oluşturacağı bir dünyadır. 

Böylece, bugün yaşananlar ve yarınlarda yaşanacaklarla, 23.yy’da devreye girecek Altın Çağın temelleri atılmaktadır. Bu nedenle de bu geçiş döneminde, bugüne kadar yaşananlardan çok daha farklı, ancak çetin engellerle dolu bir Evrim Planı devreye alınmıştır. Zirveye ulaşmak her zaman zordur…

Değişmez bir kural olarak, varlığın evrim basamaklarını çıkmasında, dinler ilk ve temel yapıyı oluştururlar. Dünlerin Kutsal Kitapları insanları bu bilince hazırlamış, böylece Tek Tanrı bilincinde birleşilmiştir.

Yani, dinlerle başlayan Evrimsel Tekâmül aşılmadan, Allah’ın Varlığı ile Ruhsal Kültüre ulaşmadan, sonrası olan Evrensel Tekâmüle adım atılamaz.  

Bu anlayış, yarınların da temelini oluşturacak “Dinsiz İlim, İlimsiz Din Olmaz” tanımını getirir, buda laik düzen-din-ilmin beraberliğini anlamı taşır.

Kutsal Kitaplara Kuran ile ‘başkaca bir Kitap ve Peygamber gelmeyecek’ denilerek 1500 yıl kadar önce son nokta konulmuştur. Bu sürede insanlık sanat, kültür, sosyal yaşam, teknoloji, bilimde kendi bilinci ile baş başa bırakılmıştır. 

Ancak 19.cu yy sonu itibariyle, dinlerde ve bilinçlerde helalleşme, akıl-ilim-bilim ve birleşim ile yürüyecek yeni bir dönem başlatılmıştır. Bunda Allah aynı Allah olup, değişen veya değişmesi istenen, biat kültüründen akla geçecek olan insanoğlunun bu gerçekleri kavramasıdır. 

Bu yeni felsefe, dinler sonrası- dinlerin birleşimine dayalı ve Atatürk Türkiye’si olarak adlandırılan Anadolu’da tohumları atılan, ilim-akıl- birleşim ile yürüyecek bir Dünya Projesidir. 

Bu anlayış dinlerin inkârı olmayıp, bilakis gerçek anlamda dinlerin anlaşılmasını sağlayacaktır. Böylece Atatürk’ün devreye aldığı projeler, hiçbir şekilde değiştirilemez, yerine kaim başka yönetimlerin kurulamayacağı, kadınlar ve çocukların ön saflarında yer alacakları bir Evrensel Dünya Projesidir. 

Atatürk Türkiye’sinin koruma altında bir ülke olduğu, ancak bu geçiş döneminde mahşeri kaosu da en yoğun yaşayacak ülke olacağı belirtilmektedir.

Dünya yönetimlerinde ki liderler ve kadroları, toplumlarının tekâmülleri için, Yüce Âlemin bilgi ve onayı ile görevli kılınmış varlıklar olup, insanlığın daha kısa zamanda uyanmasında olumlu ve olumsuz etkileri söz konusudur.

Böylece 19yy’dan başlayarak ve her biri 100’er yıldan oluşan 3 Kozmik çağın ilk dönemi 2000’li yıllarla birlikte geride kalmıştır. 

İnsanoğlunun farkındalığı artmakta, gerçekleri yaşayarak görmekte, olayları sorgularken, aklın rehberliğinde konulara bilimsel cevaplar aramaktadır. 

Maya Takviminin sona ermesi veya kıyametin yaşanacağı gibi faraziyeler, dünlere ait eski programın sona ermesi, yeni bir düzenin devreye girdiğinin ifadeleridir. Böylece eski sembollerin, zihinlere kazınmış dogmaların yerlerini, akıl ve bilimle tanımlanan anlayışlar, teknolojik gerçekler alacaktır. 

Günümüzde yaşadıklarımız, binlerce yılın oluşturduğu anlayış ve dogmaların değişip, benimsenmesinin zorluklarıyla ilgilidir. Özetle bu geçiş, dünlere ait biat kültüründen, akıl ve ilme geçişin sancılı mücadelesidir.

20.cı yüzyılda Yaratıcı Hiyerarşinin yani Sistemin bu yeni bilgileri göksel kaynaklı Bilgi Kitabı ile (1.11.1981) den başlayarak insanlığa ulaştırdığını görmekteyiz. Bu teknolojik bilgilendirme, Geçiş Çağı olarak tanımlanmaktadır.

21-22.yy.lara ise Yeni Çağ adı verilmekte, bunda da alışılagelmiş yaşam düzenleri dışına çıkılarak, bilgilere ulaşma-çalışma-araştırma-idrake varma dönemlerinin devreye gireceği ifade edilmektedir. Yani insanlık kıyam etmekte, bilinçler ayağa kalkmaktadır.

Ancak, 2020 yılının milat olacağı, Dünya ve insanlığın oldukça çetin yeni imtihanlara gebe kalacağı belirtilmektedir. Bunlar, Yüce Âlem tarafından asırlar önce planlanmış, insanın belli bilince ulaşması için bekletilmiş bir programdır. 

23. yy ve sonrası 7 asırlık Altın Çağda ise Evrensel Şuurun ve Birleşimin direkt idrakine insanlığın ulaşacağı, bugünlerde anlaşılamayanların tam olarak anlaşılacak asırlar olacağı belirtilmektedir.

Yukarıda belirlenen hedefler, zamanlama ve program bir evrim özetidir. Ancak, Tanrısal Programların evrensel kuralı gereği, Yaratıcının ferdi bilinçlere müdahale etmediğini görmekteyiz. Tanrı, mükemmele ulaşma yolunu tanımlar, hedefleri gösterir, ancak varlık özgür iradesi ile bu yolda yürür, evrimini yapar.

Şu an planetimiz bu geçiş dönemini yaşadığından, insanoğlu tüm bunlara inanması beklenemez. Ancak, arınma ve kitlevi şuurlanma aşamasında, negatiflerin etkisinin pozitiflerin güçlenmesine yararları unutulmamalıdır.

Yarınların Dünyası, şahsi çıkar ve egoların olmayacağı, barış, sevgi, kardeşlik, paylaşım, özveri tohumlarının yeşereceği bir dünyadır. Bunda da insanlığın yavaş yavaş bilinçlenerek ulaşacağı, bu nedenle yarınların son derece aydınlık ve her yönden güçlü bir Dünya olacağı belirtilmektedir.

Yukarıda anlatılanlara, evrensel görüş, özgür irade kavrayış ve anlayışlara göre değişik yorumlar yüklenmesi söz konusudur. 

Ancak, “Her şey Yaşanacak ve Görülecektir”…

Sohbetimizi burada noktalayıp, “Mahşer-Sırat-Kıyamet Kavramları”, “Sanat ve Sanatçının Yeni Programda ki Önemi”, “Mevlâna ve Yunus’un Evrim Anlayışları”. “Dinler Sonrası Bilgi Kitabı”, “Denetimsiz Enerjiler-Virüsler”, “Atatürk Türkiye’si ve Yeni Programla ilgisi”, “Altın Çağda Neler Olacak” gibi konuları ilerde paylaşmak ümidiyle sağlık ve sevgi ile kalınız.

(Modern Folk Üçlüsü) Diş Protez Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Kurtaran

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*