Koronavirüs ve Müzisyenlere Yansımalar…

Yalnız bizler değil tüm dünya insanları eşine az rastlanabilecek bir afetle karşı karşıyayız.

Koronavirüsle yapılan karantina ağırlıklı mücadelede sağlık çalışanları çok ciddi mücadele verirken ölümleri azaltmak yüzümüzü güldürecek haberlerin başında geliyor.

Hiç görülmemişti, bir virüsün tüm dünyayı birleştirici oluşu ve savaşan ruhları bile sakinleştirmesi… Yarınlarda “ibret alınacak vaka” başlıklarıyla destansı olacaktır yaşadığımız.

Bilindiği gibi salgına karşı uygulanan mücadele iki kulvarda ilerliyor.

İlki hastanelerde, ikincisi ise sessizliğe bürünen ticari alanlarda.

“EVDE KAL“ denince sokağın sessizliği küçük esnafı sonu oldu. Ekonomi dünyasının diğer organları; ithalat, ihracat, sanayi üretimi, tarım ve turizm gibi unsurlar üretimsiz ve soluksuz kaldı. Ülkeleri ayrıştırmadan şimdi insanlık bu global felaketten tıbbi tedbirlerle kurtulmaya çalışırken ekonomik düzeni nasıl düzelteceğini düşünüyor?

Ülkemizde ise malum sıkıntılardan ötürü ağırlaşan koşullar yarınlara umutsuzluk olarak yansıyor. Hele müzik sektörü gibi yaşamın eğlence bölümünde uğraş veren, yorumcu, müzisyen, işletmeci ve organizatör gibi kesimler için yakın gelecekte neler olacak karamsarlık yüklü.

İşte yaşadıklarımız.

 Kayıtsız çalışan ve örgütsüz olan müzisyenler bu afet karşısında çok mağdur oldular. Çünkü günlük ya da haftalık çalışarak geçimlerini sağlıyorlardı. Konser, balo, eğlence ve düğün gibi organizasyonlar olmayınca evlerine ekmek götüremediler.

Sektördeki bazı deneyimi dostlarla bu önemli soruna çare ararken Hak Örgütleri olmaları nedeniyle müzik meslek birliklerinin, enstrüman çalan müzisyenlere maddi destek veremeyecekleri belirlendi. POPSAV’ da, bu koşullarda bir şey yapamazdı çünkü bu tür bir afete ayrılmış fonu yoktu. Üzüntü, kaygı ve çaresizlik sürerken işsiz kalan müzisyen kesimi ilk hatırlayan Ankara Belediye Başkanı Mansur Yavaş olmuştu. Sağolsun Başkan, bir açıklamayla mağdur olan müzisyenlere bir çağrı yaptı. Ankara’da yaşayan işsiz müzisyenler bir form doldurarak icracılıklarını kanıtlayıp Ankara Belediyesi’nde maddi ve yiyecek desteği alabileceklerdi.Düşünce güzel   ancak bu girişimin yalnızca Ankara’da olması genel sorunu çözmeye yetmiyordu. Diğer müzisyenlerin hali ne olacaktı?

 Gerçek olan şu, bu tür vakalara karşı günlük yaşayan müzisyen çaresiz ve örgütsüzdü. Ancak Ankara Belediyesi’nin gösterdiği duyarlılığı Devlet Baba gösterirse çözüm bulunabilir.

MESLEK BİRLİKLERİ AÇISINDAN…

Malum virüs mücadelesi nedeniyle donup kalan ekonomik girdap hiç kuşkusuz müzikteki meslek birliklerini de vuracaktır.  Eser sahiplerinin haklarını takip eden MESAM ve MSG, yapımcı haklarını temsil eden MÜ-YAP ve yorumcu haklarını toplayan MÜYORBİR, özellikle umumi mahallerden doğan haklarını alamayacaklardır. Çünkü başta turizm işletmeleri olmak üzere müziği tüketen tüm ünitelerde yaşam durmuştur. Temsili alandaki radyo ve televizyonlarda reklam gelirlerinde kan kaybı yaşayacakları için önce meslek birliklerinin ödemelerinden kısıtlamaya geçeceklerdir.

Bu karamsar tabloda en çok etkilenecek olan kurum MÜYORBİR olacaktır. Yorumcuların meslek birliği dijital hakların kaybı ve ortak lisanslama biriminin kapanması sonucu zaten zarardaydı, çare üretemiyordu. Şayet bir akıl üretip reform yapamazlarsa, üyelerinin haklarını ödeyemeyecekleri gibi kapanmayla karşı karşıya kalacaklardır.

ALİ RIZA TÜRKER
POPSAV
Kurucu Genel Sekreteri

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*