Müzik Hayatımızın Öncü Kuruluşu “POPSAV” ve Gerçekleri

 

Yaklaşık iki yıl süren ön hazırlıklardan sonra POPSAV (Popüler Müzik Sanatı Vakfı) 1990 yılında kurulmuştu. Amacı, ülkemizin popüler müzik alanında işlevlerine bakılmaksızın sektörel dayanışmayı sağlamak, özellikle batı ülkeleriyle sağlıklı bağlantılar kurmak ve özel konservatuarlar açmaktı.

Kısacası ülkemizin müzik kültürünü geliştirmekti.

Farklı başlıklar altında buna benzer maddeleri, örnek bir Vakıf Tüzüğü’nde rahmetli Hukuk Müşavirimiz Avukat Özdemir Arkan nitelikli olarak derlemişti.

Yıllar sonra “Merhaba” dediğimiz bu yazıya yaşananları aktarmak imkansız gibi. Geride kalan 27 yılın özetini çıkarmak kolay değil. Ancak samimi bir özeleştiriye ihtiyacımız vardır diye düşünüyorum. POPSAV, Müzik hayatımızda kurulan ve yaşayan tek vakıf olmakla övünebilir.

Ancak bu övünç yeterli mi? Tabii ki “hayır”. Bizler kurucu üyeler, eski yöneticilerimiz ve bugün görevde olan arkadaşlarımız çok iyi biliyorlar ki, vakfın adının sadece bir tabelada yaşıyor olması üzücüdür.

Tüzük gereği iki yılda bir Genel Kurul yapılması, yönetimin seçilmesi ve başkan seçmek bir varlığı sürdürmenin öncelikli şeklidir. Ya Tüzük de yer alan amaç maddelerine geçiş ne olacak? İşte oralarda önemli sorunlar var. Bunca yıl sonra bugün şayet POPSAV, yola çıkarken amaç edindiği ideal hizmetleri yerine getiremediyse bunun nedenlerine doğru bakmakta yarar vardır. Nelerdir bakalım:

  1. Ekonomik gücü sağlayacak projeler yapılamamıştır.
  2. Profesyonel kadrolaşmaya geçilememiştir.
  3. 90’ yıllarda başlayan Kültür Bakanlığı ve Devlet düzeyiyle olan ilişkiler sürdürülememiştir.
  4. Popüler Müziğin ruhunu yansıtan kuşaklar arası bağ kurulamamış, üye olsalar bile genç kuşak yorumcular vakfa uzak kalmışlardır.
    Yukarıdaki önemli saydığımız bu dört maddeden sonra içimize sindirmemiz gereken 5. Madde ise şudur;
  5. Eski ya da yeni müzisyenlerimiz, yorumcularımız örgütlenme bilincine sahip olamamışlardır

PEKİ NE YAPMALI?

Samimi bir özeleştiri yaptıktan sonra tıpkı bir hastayı tedavi etmek gibi merhem bulamazsak ayıp olur değil mi? Doktor değiliz ama bu alanda deneyimlerimize bağlı kalarak şu önerileri sıralayabiliriz;

  1. POPSAV olarak müzisyenin örgütlenme bilincini geliştirmek konusunda otorite sıfatlı kimliklerden bir Danışma Kurulu oluşturulmalıdır. (Çalışma Yönergesi önceden hazırlanır)
  2. Bilinen sorunları aktarmak ve yeni projelerle birlikte Kültür ve Turizm Bakanlığı’yla sağlıklı ilişkiler kurulmalıdır.
  3. Nostaljik etkinliklerle birlikte rutin masrafları karşılayacak kaynak arayışına geçmeli bu konuda mali uzmanlardan görüş alınmalıdır.(İşletme arayışı önceliklidir)
  4. Kısa ve uzun vadeli hedeflere ancak profesyonel kadrolaşmaya geçilerek varılabilir. Kaynak arayışları sırasında ilk sıraya çalışanların maaşları konmalıdır.
  5. POPSAV’ın (Popüler Müzik Sanatı Vakfı) Tüzüğü bugünün şartlarına göre yenilenmelidir.

Özeleştirimiz ve önerilerimiz sonrasında bize ayrılan sayfanın sonlarına geldik. Eskiyi ve duayenlerimizi anmalıyız. POPSAV’ın Kurulmasında özel bir çaba harcayan Cumhurbaşkanımız Sayın Turgut Özal’ı, kuruluş çalışmalarımızın gizli kahramanı Türkiye’nin yeri dolmayacak müzisyenlerinden, çok Değerli Atilla Özdemiroğlu’nu, eski Yönetim Kurulu Başkanımız Osman Yağmurdereli’yi ve müzik hayatımıza güç katan ancak yitirdiğimiz tüm değerleri saygı ve rahmetle anıyoruz.

Vakfımızın Onursal Başkanı Erol Evgin’i taktirlerimizle alkışlıyoruz çünkü kendisinin çabaları unutulamaz. Bugünlere geldiğimizde, Kadim Dostum ve Yönetim Kurulu Başkanımız Baha Boduroğlu’na vakfın yaşatılması konusundaki içtenlikle çabalarından dolayı kutluyor, POPSAV Yönetim Kurulu üyelerine de teşekkürlerimizi sunuyoruz.

ALİ RIZA TÜRKER
POPSAV
Kurucu Genel Sekreteri

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*