Müzik Sanatçılarının Sendikal Örgütlenmesi

 

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında faaliyet göstermekte olan meslek birlikleri eser sahipleri ile bağlantılı hak sahiplerinin ortak çıkarlarını korumak amacıyla faaliyet gösteren meslek kuruluşlarıdır.
Bugün ülkemizde müzik alanında ağırlıklı olarak besteci ve söz yazarlarını bünyesinde toplayan (MESAM) Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği ve (MSG) Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği ile ağırlıklı olarak yorumcu müzik sanatçılarını bünyesinde toplayan (MÜYORBİR) Müzik Yorumcuları Meslek Birliği olmak üzere bu alanda aktif ve etkili faaliyet gösteren üç adet meslek birliği mevcuttur.
Sendikalar üyelerinin mesleki, ekonomik, sosyal, kültürel hak ve çıkarlarını korumak ve geliştirmek amacıyla faaliyet gösteren meslek kuruluşlarıdır.
Meslek birlikleri bir anlamda telif hakları alanında faaliyet gösteren sendikalar olarak da düşünülebilirse de, meslek birliklerinin görev alanları 5846 sayılı kanunla sınırlı olduğundan, bu birliklerin aynı zamanda müzik sektöründe emeği ile çalışan üyelerinin çalışma ve sosyal güvenlik hakları konusunda faaliyet sürdürmeleri yasal olarak olanaklı değildir.
Bu nedenle MESAM, MSG ve MÜYORBİR üyeliklerinin yanı sıra, halen müzik sektöründe aktif olarak çalışan müzik emekçilerinin çalışma ve soysa güvenlik yasalarından kaynaklanan hak ve çıkarlarının korunması ve geliştirilmesi ve mesleki sorunlarının çözüme kavuşturulması amacıyla ayrıca bir sendikal örgütlenmeye gitmelerinde önemli yararlar vardır.
Ülkemizde müzik alanında özel sektörde çalışan sanatçılar merkezi Ankara’da bulunan (MÜZİK-SEN) Müzik ve Sahne Sanatçıları Sendikası bünyesinde örgütlenmişlerse de MÜZİK-SEN bünyesinde gerçekleşen bu sendikal örgütlenmenin yeterli güç ve etkinliğe ulaştığından söz etmek olanaklı değildir.
Bu olumsuz durumun gelişmesinde,müzik sektöründeki çalışma alanlarının ve müzik sanatçılarının özgün çalışma koşullarının yanı sıra ,özellikle ülkemizde yürürlükte bulunan çalışma,sosyal güvenlik ve sendikal yasalarının bu çalışmalara uygunluk göstermemesi ,işkolu düzeyinde faaliyet gösteren mevcut sendikaların müzik alanında çalışan emekçileri bünyelerine almamaları ve işkolu barajları nedeniyle müzik sanatçılarının işkolu düzeyi yerine meslek sendikası olarak örgütlenmek zorunda kalmaları ve daha da önemlisi müzik emekçilerinin sendikal örgütlenme konusunda isteksiz davranmaları gibi etkenler ağırlık taşımaktadır.
Bütün bu olumsuzluklara rağmen, en azından özellikle eğlence sektörünün yoğun olduğu illerimizde mutlaka müzik alanında sendikal örgütlenmenin sağlanması ve bu yolda olanaklar ölçüsünde her türlü çabanın gösterilmesi gerektiğine inanıyorum.
Bu örgütlenme MÜZİK-SEN bünyesinde merkezi bir örgütlenmeyle sağlanabileceği gibi, eğlence sektörünün ağırlık taşıdığı illerimizde ayrı ayrı sendikalaşmak ve sendikalar arası iş birliği ve dayanışma sağlanarak müzik emekçilerinin haklarını korumak ve geliştirmek şeklinde de gerçekleştirilebilir.
Unutulmamalıdır ki, örgütsüz güç köle güçtür ve kurtarıcı bekleyenler kölelerdir Bu nedenle, topluca kurtuluş yolunun örgütlü mücadeleden geçtiği unutulmamalıdır.

Bu nedenle ülkemizde müzik sektörünün yoğunluk gösterdiği illerimizde emeği ile çalışan MESAM, MSG ve MÜYORBİR üyelerinin MÜZİK-SEN bünyesinde ya da bulundukları illerde sendikal örgütlenmeye giderek mesleki, ekonomik, sosyal ve kültürel haklarını sendikal örgütleri kanalıyla korumaya ve geliştirmeye çalışmalarını öneririm.

 

Mehmet ÇIRIKA

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*