Müzik Sektöründe Örgütlenme Sürecinde Karşılaşılan Sorunlar
3. Bölüm

 

Bu bölümünde, bu kez müzik sektöründe çalışma düzeninden kaynaklanan sorunları olabildiğince özetleyerek dile getireceğim.

Müzik çalışması, büyük bir çoğunlukla, 18 sıra numaralı Konaklama ve Eğlence Yerleri işkolunun kapsamında bulunan gazino, pavyon, bar, gece kulübü, restoran gibi eğlence yerleri ile otel, tatil köyü, plaj ve benzeri konaklama amaçlı işyerlerinin kapsamında sürdürülmektedir.

Yoğunluk göstermese de alışveriş merkezi, mağaza, nikâh salonu, kayıt stüdyosu, gemi, tren ve benzeri farklı işkollarının kapsamında bulunan akla gelebilecek her tür işyerinde müzik çalışmaları yapılabilmektedir.

Müzik sektöründe belirsiz süreli faaliyet gösteren eğlence işyerleri sektörün temelini oluşturmaktadır. Ayıca belirli süreli faaliyet gösteren mevsimlik işyerleri ile örneğin çarşamba, cuma, cumartesi günleri gibi haftanın belirli günlerinde ya da düğün salonları gibi belirli bir takvime bağlanamayan zamanlarda müzik faaliyetinde bulunan işyerleri de mevcuttur.

İşyerlerinin çalışma düzenindeki bu farklılıklar doğal olarak müzik çalışanlarının çalışma şekil ve sürelerine de yansımış ve bu doğrultuda müzik sektöründe birbirinden çok farklı çalışma düzenleri oluşmuştur.

Müzik sektöründe işyerlerinin niteliğine göre çalışma süreleri ile çalışma saatleri de farklılık göstermektedir. Belirsiz süreli sözleşmelerle işyerinin faaliyet gösterdiği süre boyunca çalışanlar olduğu gibi, program çalışması olarak adlandırılan belirli süreli çalışmalarla, ayın belirli günlerinde dönüşümlü yapılan çalışmalar da mevcuttur.

Ayrıca konser, festival, şenlik, balo, düğün ve benzeri bir ya da birkaç gün süren çalışmalar da yoğunluk göstermektedir.

Müzik sektöründe günlük çalışma saatleri yönünden de farklı çalışma düzenleri oluşmuştur.
İşyerlerinin günlük çalışma süresinin tamamında görev yapanlar olduğu gibi, program sanatçısı olarak adlandırılan ve günlük çalışma süreleri 45–60 dakika arasında değişen müzik sanatçıları da mevcuttur.

Niteliği itibariyle devamlılık göstermeyen çalışmalarda, iş yasaları uygulanamamakta ve doğal olarak temel yasal haklar oluşamamaktadır. Ayrıca müzik çalışması genellikle grup çalışması olarak sürdürüldüğünden, yasal yönden sahip olunsa bile özgün çalışma koşulları nedeniyle, uygulamada birçok temel hakkın bireysel olarak kullanılması kolaylıkla mümkün olamamaktadır.

Sektörde çalışmanın çoğunlukla gece yapılması ve eğlence işyerlerinin devletin her türlü denetiminden uzak kalması nedeniyle, bu sektördeki çalışanlar büyük bir çoğunlukla kayıt altına alınmamakta ve kayıt dışılık, neredeyse bu sektörün temelini oluşturmaktadır.

Sektörde çalışmada süreklilik unsuru yoktur, sık sık işyeri değiştirilir, sıklıkla işsiz kalınır. Aynı şekilde çalışmanın geçtiği işyerleri açısından da çalışmada süreklilik unsuru yoktur, işyerleri sık sık açılır kapanır, el değiştirir.

Ülkemizde yıllardır süregelen ekonomik krizler sonucu, sektörde çok fazla sayıda işyerinin kapanması, teknolojik gelişmeler paralelinde televizyon, CD, VCD, DVD gibi ses ve görüntülü sistemlerin gelişip yaygınlaşması, toplumun eğlence anlayışının değişmesi, bilgisayar teknolojisinin sektördeki etkinliğinin giderek artması, yaklaşık 20 yıldan bu yana ülkemizde çalışma olanağı bulan yabancı uyruklu müzik sanatçısı sayısının her geçen gün artması ve çeşitli kamu kuruluşlarında görev yapan memur müzik sanatçılarının aynı zamanda sektörde çalışmaları ve bunun giderek yoğunlaşması, müzik sektöründeki işsizliğin her geçen gün artmasına neden olmaktadır. Bu gün için, müzik sektöründeki işsizlik oranının ülkemizdeki işsizlik ortalamasının çok çok üzerinde olduğunu belirtmek, sanırım abartılı bir söylem olmayacaktır.

Özetlersek:

Müzik sektöründeki bir birinden çok farklı çalışma düzeni ve bu sektörün özgün çalışma koşulları.
Çalışmada süreklilik unsurunun bulunmaması, müzik çalışanlarının sık sık işyeri değiştirmek zorunda kalmaları.

Teknolojik gelişmelerin sektöre olumsuz etkileri.

Sektördeki yoğun kayıt dışılık ve yoğun işsizlik oranı.

Eğlence yerlerinin büyük bir çoğunlukla küçük ölçekte kurumlaşmamış işletmeler olması ve işyerlerinin sürekliliği konusundaki istikrarsızlık ve belirsizlik.

Eğlence sektöründe sendikalaşma çalışmalarının çok sert tepkiyle karşılanması, sendikalaşmaya katılan ve öncülük edenlerin işten atılmanın ötesinde, kaba kuvvet, şiddet, yaralama hatta giderek çok daha sertleşen tepkilerle karşılaşması ve eğlence sektörünün sendikalaşmanın en zor olduğu işkollarının başında yer alması ve bunun gibi nedenler, müzik çalışanlarının, uzun ve zor bir süreç gerektiren örgütlenme ve hak arama mücadelesini göze alamamaları sonucunu doğurmaktadır.

 

Mehmet ÇIRIKA

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*