Türkiye’de Şarkıcı Olmak Zor Zanaat – 2

 

Bir önceki yazımda müzisyen olarak sahneye çıkmanın zorluklarından bahsetmiştim. Bir süre sonra bu işten para kazanan insanların müzik dergilerinde haberleri çıktıkça, boy boy fotoğrafları basıldıkça bu işten de para kazanılabileceği ortaya çıktı.

Yine de müziğin üretim bölümündeki insanlar hep çok sefalet çekti. Onların eserlerini yorumlayanlar ise refah içinde yaşadı. Güzelim şarkıları besteleyenler, unutulmaz sözleri yazanlar yıllar önce telif hakkı denen ödemeyi alamadıkları için şarkılarını icra edenlerin ödedikleri üç beş kuruşa muhtaç bu dünyadan göçüp gittiler. Şimdilerde Mesam, Msg, Müyorbir, Müyap gibi üreticinin de hakkını koruyan kurumlar çıktı da az biraz para alabiliyorlar.

Neyse konuya devam. Yaşadığımız günlerde ise aileler çocuklarını ya topçu ya da popçu yapmak istiyor. Her erkek çocuk bir Tarkan olma hevesi içerisinde. Küçük kızlar da Hadise;) Valla ben araştırmaların yalancısıyım. Kimsenin Ferhat Göçer olma arzusu yok… Ya da Sertab Erener… Öyle ya yıllarca eğitim alıp, iyi müzik yapmak için uğraşacağına kısa yoldan Gaghnam style…
Televizyonların pompalamasıyla benzer görüntüler içinde popçularımız. Bir de benzer yandan bakışlar, jöleli havalı şaçlar, taa bele kadar ekleme lüle saçlar. İllaki zayıf bir vücut, abartılı makyaj, olabildiğince seksi kılıklar.

Herkes sözde farklı bir şey yapma çabası içindeyse de düzen buna izin vermiyor. Farklı olanları da konsept çalışma diye adlandırıyorlar. Onlar bu kadar emek verdiği çalışmalarını sadece sahnelerde sergiliyorlar. Radyoların kapısı kapalıdır Yasemin Mori ‘ye, Bedük ‘e, Cem Adrian’ a…
Çünkü genel yayın yönetmenlerinin reyting olsun diye seçtiği ritmler ve sözler 130 rpm hızında, benzeri looplar, karşı tarafa ayar veren sözler içeren şarkılar pek bi makbuldür. Hergün aynı saatte, aynı radyoda, aynı sırayla, aynı şarkıları dinleme ihtimalin oldukça yüksek.

Ola ki yavaş bişi söyleyeyim dersen, Gülşen, Ziynet Sali vari ortalama süratte, mutlaka bir iki yerinde gırtlak nağmeleri olan şarkılar olmalıdır. Sesin biraz koyuca bir tonda ise yine havanı alırsın.
Ey şarkıcı seçeceğin şarkıları sakın radyocu dostlara dinletmeden çıkarayım deme. Yanılırsın. Bu onların müzikal bilgilerini hor görmek anlamına gelebilir. Renk olsun diye konuk gidebilirsin ama albüm yaptıysan. Tek şarkı filan çıktıysan takmazlar, Albümle adam gibi gelmeni beklerler.

 

Zeliha SUNAL

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*