Yoğun Bir Sezon Başlıyor

 

 

MİKROFONLARDAN GÖKYÜZÜNE SAVRULAN TELİF HAKLARI…

Müzik ve müzisyen adına sevindirici bir yoğunluk…
Bodrum Antik Tiyatroda ve belli başlı mekanlarda konserler hala sürüyor…
Bodrum’da da yoğun bir konser ve performans yaz sezonu geçiyor…
Afişlerin önünden her geçişimde,
“mikrofonlardan gökyüzüne saçılan nağmelerle birlikte, telif hakkı sahiplerinin, emeklerinin karşılığının da uçtuğu” konusunda “farkındalığı var mı insanların acaba?” diye soruyorum kendi kendime…
1975 yılında “Paris Sharaton” otelinde, yılbaşı gecesi Türk turistler için yapılacak olan baloya başlamadan önce beni yeme içme müdürlüğüne davet ettiler…
Müdür bir liste uzattı önüme, boş bir liste…
Fransızca bilmediğimden, bizi oraya götüren turizmciler, bu akşam repertuarda bulunan şarkıların bir listesini yazmamızı istediklerini, bu listenin Sasem’e (Fransız telif hakları kuruluşu) gitme zorunluluğu olduğunu söylediler… Müthiş şaşırmıştım… Neyse listeyi verdim, ama söz yazarı ve bestecileri, ya da edisyonları da yazmamız gerekiyormuş…
Çoğunu bilmiyordum… Yeme içme müdürü, alışmış olsa gerek tüm şarkıların karşılığına “Anonim” yazmamızı istedi… Kolay bir çözümdü herkes için… Öyle yaptık ama, bu konuda bilinçlendikçe (Özellikle Atilla Özdemiroğlu sayesinde) o gecenin vicdan azabını duyarım yüreğimde…
Aradan 43 yıl geçti…
Telif hakları konusunda büyük savaşlar verildi…
Türk fikri sanat kullanıcıların kafasında “telif hakkı” konusu yoktu…
Devletin yayın organı bile bu konuda o kadar çok ayak diretti ki…
Kurumun hukuk bürosu, komik açıklamalarla kamuoyunu yanıltıyordu…
Plak sanayii rahatsızdı,
Özel radyo ve televizyonlar feryat figan karşı koyuyorlardı…
İş yerlerinde müzik yayını yapan süpermarket, market, restoran bar kafe, oteller vb. kuruluşlar ipe sapa gelmez bahanelerle ödeme yapmaktan kaçıyorlardı…
Meslek birliklerinin açtığı davalar, Kültür Bakanlığı’nda kurulan telif hakları md.nün çalışmaları sonucunda bu günlere gelindi…
Raflarda tozlanan ve meslek birliklerini çok ilgilendiren bir taslak var…
Ne zaman ele alınır ve zaman içinde hala oturmamış önemli eksiklikleri giderir mi, yoksa geriye mi dönülür bilinmez…
Örneğin, telif hakkı sahipleri” canlı performansların karşılığını” alabilecekler mi?
Bu konu Lisanslama çalışması gecikmedi mi?
Müyorbir’in kurucu kadrosunu oluşturan Popsav’ın, yine Müyorbir’in kuruluşunda büyük bir emeği olan Av. AliYüksel’in, Müyorbir’in kurucu Genel Sekreteri ve telif hakları konusundaki çalışmalarını her zaman övgüyle söz ettiğimiz danışman Ali Rıza Türker’in “Birleşik Lisanslama”ya sunulmuş bir çalışması var, henüz cevaplanmamış…
Bu taslağa dönülsün demiyoruz ama, Canlı performansların durumu, birleşik lisanslamada ele alınmalı, telif hakları sahiplerinin uğradığı haksızlık giderilmelidir…
Bütün yeni ve alışılmadık, başlangıçlar çok sıkıntılıdır aslında…
Bu sıkıntıyı, telif hakkı sahipleri, müzik tüketicileri çekmek zorunda…
“İyi ki Müzik Var” diyebiliyorsak eğer, müziği yaratanların da var olduğunu unutmamak gerekir.

(*) Melike Demirağ, Rüçhan Çamay, Güzin ile Baha, Hurşit Yenigün, Turgay Noyan, Atilla Özdemiroğlu

 

POPSAV BAŞKANI
Baha BODUROĞLU

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*