YOKLUKTAN ZİRVEYE ÇIKAN BİR PİYANİSTİN YAŞAM ÖYKÜSÜ…

Salgından korunmak için evlere kapandığımız şu günlerde okumak ve yazmanın keyfini yaşıyoruz dersek abartılı olmaz. Faal gazetecilik hayatımızdan kalma bir alışkanlıkla böylesi günlerde ve sakin ortamlarda biriktirdiğimiz notları çıkardık ve hayata dair yaşanmışlıkları derlerken bir kitap bitirdik kısmetse Şubat ayında kitapseverlere sunmuş olacağız.

Yeni kitap yeni heyecan derken müziğin zaman tanımaz gücüne bir kez daha tanık olduk.

Rahmetli Sanatçı Ferdi Özbeğen’in şarkıları Netflix’de yayınlanan “Bir Başkadır” dizisiyle yeniden gündeme geldi. Dizinin bölümlerinin kapanışında Ferdi Özbeğen’in Şan Tiyatrosu’nda verdiği konserlerin görüntüleri büyük bir beğeni kazandı. Bu ilgi ölümünden 7 yıl sonra bir tiryakiliğe dönüşürken Özbeğen’in 1983 yılında Şan Tiyatrosu’nda verdiği konserin görüntüleri izlenme rekorları kırdı. Bu müzikal gelişmede ilginç bir gerçek de ortaya çıktı, bugünün gençleri Ferdi Özbeğen’i çok sevmişti. Başta da belirttiğimiz gibi müziğin sihirli gücü kuşakları birbirine yakın eden işlevini yerine getirmişti.

Yeni jenerasyonun sevmesi ve dijital platformlarda yaşanan Ferdi Özbeğen rüzgarları sanatçını plak firması Yaşar Plak’ı harekete geçirdi ve yapımcı firma; ”Ferdi Özbeğen 20. Sanat Yılı Şan Konseri” ismiyle yeni bir uzunçalar çıkardı. Albüm piyasaya çıkar çıkmaz daha ilk günde 2 bin adet satıldı.

Ferdi Özbeğen ‘in müzik severler tarafından büyük ilgi görmesi, şimdi yaşam boyu gördüğü ilgiden daha fazlası diyenler çoğunlukta.

HAL BÖYLE OLUNCA …

Sürprizlerle dolu hayatımızda Özbeğen sanatçı kişiliğiyle gündem yaratınca bendeniz onun hayatını içeren “Şöhret Dediğin” adlı kitabımın ikinci baskısını piyasaya sundum. Kitabın ilk baskısı 2013 yılının Ocak ayında satışa sunulmuştu ve vefatından önce Ferdi Özbeğen kitabı eline almış büyük bir nezaketle yazara teşekkür etmişti.

Kısa cümlelerle kitabın içeriğinden söz edelim.

Piyanist şarkıcıların öncüsü olan Ferdi Özbeğen, yaşamıyla da karizmatik bir kişilikti. Yokluk günlerinde İzmir’de pavyonlarda çalışmış, hariciyeci olmayı hedeflerken müziğin merkezi İstanbul’da bulmuştu kendini. Cebinde 5 kuruş yokken derme çatma bir orkestrayla Hilton Oteli’nde müzik yapmış daha sonra Yeşilköy Çınar Otel’ e transfer olmuştu. Orkestralar dönemini kapatıp piyanist şarkıcılığa başladığında ise o artık İstanbul sosyetesinin göz bebeğiydi. Elit zümrenin müzikteki kahramanı askerlik görevini köy öğretmeni olarak yapacak ve çocuklara hayatı öğretecekti.

“Şöhret Dediğin” popüler müzik tarihimizde altın izler bırakan bir sanatçının fırtınalı yaşam öyküsüyle birlikte 80 ‘li yılların müzik piyasasında olup bitenleri de anlatıyor. Yokluktan zirveye çıkan ve mirasının büyük bölümünü Türk Eğitim Vakfın’a bağışlayan Ferdi Özbeğen’i 28 Ocak 2013 yılında kaybetmiştik.   8 yıl sonra O’nu eğitim bursuyla okuyan öğrencileriyle birlikte sevgi, saygı ve rahmetle anıyoruz. Ruhu şad olsun.

Ali Rıza TÜRKER

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*